Hiç olmasaydı daha mı iyiydi acaba dedirtecek bir noktaya gidiyor.
Bir siyasi açılım nereye gittiğine/gidebileceğine dair bir fikir olmadan, allaha emanet, başlatılır mı?
Son olaylar hükümetin aşırı iyimserlik ve özgüvenle malul bir görüş sorunu olduğunu gösterdi. Bütün olanlara tutarlı bir anlam yüklemek mümkün değil.
İyimserlik ve özgüven akp’nin son 7 senedir siyasette tekel oluşturmuş olmasından geliyor. hükümet etmek değil mesele, tartışmanın terimlerini belirlemek, bunu başardılar. Ergenekon davası bu özgüveni pekiştirdi. Laik kesimdeki gitgide cinai bir noktaya varan siyasetsizlik ve tepkisellik ise bu özgüvenin bir sorun oluşturabileceği gerçeğini gizledi.
Kürt sorunu asker sorunu kadar kolay idare edilemiyor. bunu anlayamadılar. karşılarında bir siyasi hareket var, tanıyamadılar.
2005 esintisinin ötesine geçemeyecek demiştim, ama bir trajediye dönüşmeye başladı.
Yolların ayrılmasına hiç bu kadar yakın olmadık… duygusal ve siyasal olarak.
kafa aynı kafa: demokrasi (komünizm, milli birlik, barış, whatever) gelecekse onu da biz getiririz.
öte yandan, barikatın diğer tarafında “ya devlet başa ya kuzgun leşe” duygusu hakim. oysa esnemeyenin kırılma olasılığı daha yüksek.
ya oyunda son perdeye geliyoruz, ya da romanın üçüncü cildi için biraz ara verilecek…
Bu aralar “zinde kuvvet” lafını biraz sıkça kullanır oldum, düşününce biraz anlamlı da geldi. Aslında bununla demek istediğim “politik toplum”dan başka bir sey değil. Bilindiği gibi zinde kuvvet lafı 1960’ların siyasal jargonundan kalma. Belki geçmişi de vardır ama politikada etkili kesimleri, somut olarak da 60’ların Türkiyesinde ordu, gençlik, aydınlar ve belki o zaman için işçi sınıfının bir kesimini de ifade ediyor. Şimdi kimler bu zinde kuvvetler? Neyse… bu soru bi yana, siyaseti böyle düşünmek demokrasi dediğimiz şey her ne ise onun yarattığı bir ilüzyondan kurtarıyor bizi. Bu ilüzyon şudur: Her birey, belli bir toprağın üzerinde yaşamak yani varolmak nedeniyle otomatik olarak politik kabul edilir ve genel oy hakkı bu varsayımın en somut halidir. Elbette bireylerin politika yapma hakları bir sürü yasa ile mümkün kılınır ama bunun en çok göründüğü an elbette seçimlerdir. Bu esasında güçlü bir ilüzyondur çünkü, bir kere o ülkede yaşayan bir ...
Yorumlar