tkp’nin 30 ağustos bildirisini okur okumaz birşey yazsaydım biraz sert olabilirdi. Sindirmek zor oldu.
daha once kemalizmin cenaze namazı kılınıyor, yalçın küçük de tabutu taşıyor, ne acaip, diye yazmıştım. Demek küçük yalnız değilmiş, yanında başkaları da varmış.
Uzun boylu cumhutiyet analizlerine gerek yok. bu “cumhuriyete sahip çıkma” açılımının arkasında basit bir neden var: TKP’nin bunun dışında bir şey yapacak ne enerjisi ne de fikri var siyasetle ilgili. Bir süre patinaj yaptılar, 3-4 senedir de geriye gidiyorlar. Üstelik kemalist olmadığı halde, kemalistlere kur yapacak kadar sefil bir siyasi açılım peşindeler.
Çok basit, cumhuriyete sahip çıkacaksanız bile böyle olmaz, böyle yapmayın. isminde komünist olan bir partinin “başkomutana selam” yollaması kulağa garip gelmiyor mu?
Daha iyimser bir yorum tabi şu olabilir: aydınlanmacılığın ve pozitivizmin tkp kadrolarının bir bölümü tarafından fazla ciddiye alınması. bu da efektif olarak bir sosyalisti kemalizme epey bir yaklaştırır.
tkp’yi ulusalcılıkla suçlamıyorum, tkp’yi tembellik yapmakla, sol siyaset üzerine düşünmemekle, bunun için kafa yormak yerine saçma sapan temelsiz bir aydınlanmacılığın peşine takılmakla, kemalistlere kur yapmayı devrimci siyaset sanmakla suçluyorum.
Bu aralar “zinde kuvvet” lafını biraz sıkça kullanır oldum, düşününce biraz anlamlı da geldi. Aslında bununla demek istediğim “politik toplum”dan başka bir sey değil. Bilindiği gibi zinde kuvvet lafı 1960’ların siyasal jargonundan kalma. Belki geçmişi de vardır ama politikada etkili kesimleri, somut olarak da 60’ların Türkiyesinde ordu, gençlik, aydınlar ve belki o zaman için işçi sınıfının bir kesimini de ifade ediyor. Şimdi kimler bu zinde kuvvetler? Neyse… bu soru bi yana, siyaseti böyle düşünmek demokrasi dediğimiz şey her ne ise onun yarattığı bir ilüzyondan kurtarıyor bizi. Bu ilüzyon şudur: Her birey, belli bir toprağın üzerinde yaşamak yani varolmak nedeniyle otomatik olarak politik kabul edilir ve genel oy hakkı bu varsayımın en somut halidir. Elbette bireylerin politika yapma hakları bir sürü yasa ile mümkün kılınır ama bunun en çok göründüğü an elbette seçimlerdir. Bu esasında güçlü bir ilüzyondur çünkü, bir kere o ülkede yaşayan bir ...
Yorumlar