bu harikulade şarkının sözlerinin ne türkçesini ne ingilizcesini bulabildim, bi arkadaş sağolsun çevirdi:
Binlerce nazlı yar (Sari Siroun Yar)
Binlerce nazlı yar, rüzgarlarla gel,
Çiçek toplayarak, destelerle gel,
Kara atımın üstünde, köyünüze geldim,
Kapını kapalı gördüm, üzüldüm kaldım.
Dağların sevgili kızı, dağ karanfilleri getir,
Ah, ne karanfili, aşk ateşi getir.
Binbir çiçek içinde büyümüşsün,
Çiçek kokularıyla saçını ıslatmışsın,
Saçlarının kokusu buralara gelir,
Meltem getirir, kalbime verir.
Dağların…
Bakışlarını göğe çevirdiğinde,
Yıldızlar sanki yeniden aydınlanır,
Sesini alır rüzgarlar,
Ah, ne zaman alırım, yoluna kurban olduğum aşkını?
Dağların…
Dağlardan buraların suyu akar, gelir,
Yar, senin kokunu, öpücüklerini getirir,
Aşot, söylersin, sazınla sözünle,
Yarini kandır da sevinçle gelsin eve.
Dağların…
çeviri: nora
Bu aralar “zinde kuvvet” lafını biraz sıkça kullanır oldum, düşününce biraz anlamlı da geldi. Aslında bununla demek istediğim “politik toplum”dan başka bir sey değil. Bilindiği gibi zinde kuvvet lafı 1960’ların siyasal jargonundan kalma. Belki geçmişi de vardır ama politikada etkili kesimleri, somut olarak da 60’ların Türkiyesinde ordu, gençlik, aydınlar ve belki o zaman için işçi sınıfının bir kesimini de ifade ediyor. Şimdi kimler bu zinde kuvvetler? Neyse… bu soru bi yana, siyaseti böyle düşünmek demokrasi dediğimiz şey her ne ise onun yarattığı bir ilüzyondan kurtarıyor bizi. Bu ilüzyon şudur: Her birey, belli bir toprağın üzerinde yaşamak yani varolmak nedeniyle otomatik olarak politik kabul edilir ve genel oy hakkı bu varsayımın en somut halidir. Elbette bireylerin politika yapma hakları bir sürü yasa ile mümkün kılınır ama bunun en çok göründüğü an elbette seçimlerdir. Bu esasında güçlü bir ilüzyondur çünkü, bir kere o ülkede yaşayan bir ...
Yorumlar