asaf savaş lse’de bir konuşma yaptı. ne mi dedi?
- 2007’ye kadar her şey iyiydi. İşsizlik yüksekti ama yapacak birşey yoktu: 2002-2004 arasında faizler gerektiğinden fazla tutulmuştu, ondan sonra da tren kaçmıştı. (faizlerle ilgili mali politikaya güvenmediler, diyor)
- 2007 sonrası kriz iç nedenleri vardı. Ama artık Türkiye’nin hem doğru makro politkalar uygulaması hem de ihracata dayalı büyüme yapması mümkün değil. (yani işsizlik sürecek)
- uzun vadede hepimiz öleceğiz.(keynes)
Akat taa istanbul’lardan gelip uzun ekonomideki kısa vadede yapısal sorunlardan bahsetmenin anlamsız olduğunu, uzun vadede ise Keynes’in dediği gibi ölmemizin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Akat’ın vardı ise Keynes’ciliğinden “makro politika etkindir”den başka birşey kalmamış.
Acaip valla. bence gelip Tayyip gibi bir şiir okuyup gitseydi daha iyi olurdu. Hatta direk Tayyip gelseydi çok daha iyi olurdu.
Tamam iyi stand-up’çı olmuş, arada keynes’ten, polonyalı yatırımcı dostlarından ya da lenin’den bahsetmesi ilginç de, biraz can sıkıcı değil mi?
İktisat teorisi ile ilgili 70’lerde yazdığı kitap için, teorinin söyleyeceği birşey kalmamıştı, demişti Akat. Şimdi de iktisat politikasının son sözünü söylemiş oluyor.
Ciddi ciddi düşünüyorum: Akat bizimle dalga mı geçti acaba?
Bu aralar “zinde kuvvet” lafını biraz sıkça kullanır oldum, düşününce biraz anlamlı da geldi. Aslında bununla demek istediğim “politik toplum”dan başka bir sey değil. Bilindiği gibi zinde kuvvet lafı 1960’ların siyasal jargonundan kalma. Belki geçmişi de vardır ama politikada etkili kesimleri, somut olarak da 60’ların Türkiyesinde ordu, gençlik, aydınlar ve belki o zaman için işçi sınıfının bir kesimini de ifade ediyor. Şimdi kimler bu zinde kuvvetler? Neyse… bu soru bi yana, siyaseti böyle düşünmek demokrasi dediğimiz şey her ne ise onun yarattığı bir ilüzyondan kurtarıyor bizi. Bu ilüzyon şudur: Her birey, belli bir toprağın üzerinde yaşamak yani varolmak nedeniyle otomatik olarak politik kabul edilir ve genel oy hakkı bu varsayımın en somut halidir. Elbette bireylerin politika yapma hakları bir sürü yasa ile mümkün kılınır ama bunun en çok göründüğü an elbette seçimlerdir. Bu esasında güçlü bir ilüzyondur çünkü, bir kere o ülkede yaşayan bir ...
Yorumlar