ey yolcu!!

ufak tefek şeyler
de olsa bu aşağıdakiler
bir güvercin yuvasına
bırakılmayı hakederler

19 Mayıs 2010 Çarşamba

gecikmiş bir 1 mayıs notu


malum circle’larda söylenen çok bilinmedik bir şarkının bir yerinde der ki, “yepyeni bir güneş doğar bizde ve ülkelerde”…
yüklemin geniş zamanda çekilmesi mühimdir, çünkü geniş zaman adından da belli ki, en geniş zamandır. olmuştur, olmaktadır ve olacaktır. üstelik sadece misakı milli sınırları içinde değil, dünyasaldır, e malum başka dünya olmadığı ve varsa da bilmediğimiz için, evrenseldir. hatta arsızca söylersek, uhrevidir, zamanı ve mekanı talidir.
buna inanmazsak bizden bi bok olmaz. çünkü insan eninde sonunda bir gece ayışığına bakarken uydurduğu meta-narrative’lere inanan bi hayvandır. inanma özelliğimizi yitirirsek, sadece hayvanlığımız kalır ki, bunun hayvanlar aleminin hanesine bir artı olarak yazılacağı çok şüphelidir.
sorun şu: bu, “bir gün mutlaka” anlamına gelmemelidir. ileriye dönük böyle bir çarpıtmanın kimseye faydası olmamıştır. yaşadığımız şu güzel günlerin hunharca katledilmesine izin veremeyiz.
güneş en güzel geniş zamanda doğar…
abimiz, kardeşimiz, ciğerimiz büyük şairin de katılabileceği gibi, en güzel güneş daha doğmamıştır. ama bu bir gün doğacağı anlamına da gelmez.
mühim olan, kapının açık bırakılmasıdır. çünkü o kapının ardında, “kapıları çalan benim” diyen bir kız çocuğu vardır. ve biz o kız çocuğunun, isminin gülistan olması ihtimal dahilindedir, öyle sokakta kalmasını istemeyiz.
nice bayramlara efendim…

Hiç yorum yok: