eski tip kemalist bürokratın özelliği, az konuşması, konuştuğunda da ne diyeceğinin aşağı yukarı belli olmasıdır. sürprizsizdir, şaşırtmaz. bu yüzden konuşmasa da olur zaten. 50’li yaşlarındadır. yüzünde belirgin bir anlam yoktur. sakin ve kendinden emindir.
yeni akp tipi bürokrat ise çok konuşur, ve her an saçma sapan bi laf edebilir. sürprizlidir. herkesin bilmediği bir şeyleri biliyor gibi gizemli gözükmeyi sever. 40’lı yaşlarındadır. geçicidir ancak bunun farkında değildir. zaten bürokrat olmasının anlamı da burada gizlidir…
Bu aralar “zinde kuvvet” lafını biraz sıkça kullanır oldum, düşününce biraz anlamlı da geldi. Aslında bununla demek istediğim “politik toplum”dan başka bir sey değil. Bilindiği gibi zinde kuvvet lafı 1960’ların siyasal jargonundan kalma. Belki geçmişi de vardır ama politikada etkili kesimleri, somut olarak da 60’ların Türkiyesinde ordu, gençlik, aydınlar ve belki o zaman için işçi sınıfının bir kesimini de ifade ediyor. Şimdi kimler bu zinde kuvvetler? Neyse… bu soru bi yana, siyaseti böyle düşünmek demokrasi dediğimiz şey her ne ise onun yarattığı bir ilüzyondan kurtarıyor bizi. Bu ilüzyon şudur: Her birey, belli bir toprağın üzerinde yaşamak yani varolmak nedeniyle otomatik olarak politik kabul edilir ve genel oy hakkı bu varsayımın en somut halidir. Elbette bireylerin politika yapma hakları bir sürü yasa ile mümkün kılınır ama bunun en çok göründüğü an elbette seçimlerdir. Bu esasında güçlü bir ilüzyondur çünkü, bir kere o ülkede yaşayan bir ...
Yorumlar