ey yolcu!!

ufak tefek şeyler
de olsa bu aşağıdakiler
bir güvercin yuvasına
bırakılmayı hakederler

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Bir peygamber olarak Etyen Mahçupyan

Mahçupyan ortaokulda ya da lisede karşınıza çıkan münazaracı çocuk. Erdoğan "düşünmezseniz Kürt sorunu yoktur" dediğinde apaçık bir gerçeği dile getiriyor, dolayısıyla iflah olmaz bir demagog olarak yanlış bir şey söylemiyordu. Ancak Etyen başka bir şeyi söyleyebilir, ve kanımca sizi ikna da edebilir: "Düşünürseniz de Kürt sorunu yoktur!" Etyen sizi buna hunharca ikna edebilir: Dikkatli olmalısınız. 

İtiraf etmeliyim ki, Mahçupyan'ın düşünsel macerasını biraz anlamaya çalıştım, ancak sonra vazgeçmek zorunda kaldım. Sosyal psikolojiden Osmanlı tarihine uzanan bir delilik. Ancak şurası açık, bir kere kurulduktan sonra durmayan bir makine gibi, Mahçupyan kendi entelektüel çerçevesi içinde sizi acımasızca öldürebilir, sonra size tekrar can verebilir ve sonra tekrar öldürebilir. Ve bunu tamamen anlamanızı bekleyecektir. Anlamıyorsanız, bu sadece yeterince demokrat olmadığınız anlamına gelecektir!

Mahçupyan bir peygamber. İnançlı biri olduğuna dair elimizde bir veri yok, ancak kendine ve sistemine inancı her türlü hayal gücünün ötesinde. Mahçupyan'ı şaşırtacak bir şey kolay kolay bulunamaz. Çünkü elindeki psikolojik tahlil matrisi aslında o kadar esnektir ki, kendini reddettiğinde bile bu aslında beklenen ve anlaşılabilir durumdur. Mesela, başbakan demokrat değildir, esas olayı otoriterlik de değildir, aslında ataerkildir, bu yüzden zaman zaman demokrat görünebilir, zaman zaman görünmeyebilir. Ancak mesele bu değildir. Erdoğan bir çocuğu elleriyle boğazlayabilir. Ancak mesele bu da değildir. Mahçupyan için AKP ve Erdoğan'ın ne yaptığı, ne söylediği hiç önemli değildir, zira Türkiye'de tarihsel bir olay olmaktadır. O da çevredeki güçlerin merkeze gelmiş olmasıdır. Ancak tıpkı Wallerstein'ın öngörüleri gibi bunun yanlışlanma olasılığı yoktur, zira olay kuşbakışı gerçekleşmektedir ve yapabileceğiniz en iyi şey Mahçupyan'a güvenmekten ibarettir. Bütün peygamberler gibi Mahçupyan'ın söylediklerinin kendisinin dışında şahidi yoktur. Şahit ve kanıt kendisidir, ve onun o ifadesiz ve sevgisiz gözlerine baktığınızda ona inanmanızı bekler. 

Elbette benzerleri gibi Mahçupyan'ın da bir zaafı var: İktidar zaafı. Gözlerinin parladığı tek an, liberalleri eleştirirken, kendisi kadar "etkili" olamadıkları için kendisini kıskandıklarını iddia ettiği andır. İşte bu Mahçupyan'ın dünyevi tarafı... Mahçupyan bir an yine o ortaokuldaki münazaracı çocuğa düşünüyor, ve rakibi olan arkadaşlarına bakıp "beni daha çok seviyor" diyor. Evet, yarışmayı o kazandı, ve öğretmeni onu daha çok seviyor! İşte tam da o noktada Etyen bir peygamber olduğunu unutuyor ve görüntüsü gitgide silikleşiyor...

Hiç yorum yok: