ey yolcu!!

ufak tefek şeyler
de olsa bu aşağıdakiler
bir güvercin yuvasına
bırakılmayı hakederler

30 Haziran 2010 Çarşamba

ankara dersleri

1. keşke hayatta herşey, erkek güzeli sefil bilo’daki gibi olsa: dost kim düşman kim bir gecede anlayabilsek, maho ağaları vurabilsek, sonra mahpusa giderken küçüklerin gözlerinden öpebilsek.

2. tez yazmak sadece zihinsel değil, aynı zamanda fiziksel de bi uğraştır. devleti alinin veri tekeli kurumunda kıytırık bir soru için ikinci katla beşinci kat arasında defalarca gidip gelmem, ve sonunda “sekadadır sekada” umarsız cevabını cebime koymamın bana öğrettiği budur. yoruldum.

3. bi önceki dersle bağlantılı olarak: tez alanı ve konusu belirlenirken ilk elde akla gelmeyen yaş ve her türlü olası ya da aktüel sağlık sorunu da hesaba katılmalı. e ille de ben istatistik yapıcam derseniz, o zaman en azından sabah data hunting için evden çıkmadan sıkı bi kahvaltı yapın, portakal suyu için, yanınıza enerji içeceği filan alın. allah/talih/yücek gök/whatever yardımcınız olsun

4. biraz daha az arrogant ders: “sekadadır sekada” tepkisi istatistik dediğimiz nanenin ne olduğu hakkında biraz contemplation davet edebilir. bunu diyen yavuz bey, o kadar rakamı toplamanın anlamsızlığını biraz geç de olsa farketmiş nihilist bir amca, foucault’cu bir anti-kahraman, ya da bitirmek üzere olduğu cinayet romanı üzerine kafa yormayı benimle tozlu raflara girmeye haklı olarak tercih eden bir hayalci olabilir.

5. ana ders: weber okumadan ankaraya gidip ulaştırma bakanlığında iki gün geçirin. sıkı ve eleştirel bi paper yazabilirsiniz.

bürokrasinin gölgesi üzerinizde olsun…

Hiç yorum yok: