Ana içeriğe atla

Kayıtlar

tarih felsefesi

şimdi eski bir ingiliz filminin girişinde tatli bi ingiliz aksaniyla der ki, “the past is a foreign country, they do things differently there”… tarihcilik mesleginin sebebi vesile biraz da bu degil midir? Bilmem ne kadar, ama tahminimce yuz yillarca tarihciler gecmiste olan bitenin bugunden kategorik olarak farkli olduguna iman etmislerdir. Bu inanclarinda samimiler midir, yoksa mesleklerini/varliklarini justify etmeye mi calisiyorlardir, bunu gene ayni sorunun her daim muhatabi olacak entellektuel tarih calisan tarihcilere birakiyorum… buna ek olarak, insan fowles’in da dedigi gibi iflah olmaz bir fail ve benim nacizane katkim olarak bir hikaye arayicisidir! Fowles bunu bir sal metaforu ve mistik bir “ilk kaza” metaforu ile anlatir ki kanimca haklidir. bence son yirmi otuz yilda nasil domatesler ve mandalinalar post modern saldiriya direniyorsalar, tarihciler de varsayimlarina ve sorularina sahip cikmalilar: ama bunu yaparken buyuk teorisyenler...

secimler yaklasirken: Artik yeter!

Ben saf bi insan oldugum icin artik su heyecanli devrim/muhalefet gunlerinde doktriner marksistligin ve kendinden menkul orgutculugun sonuna geldigimizi dusunmustum: E yani solun yas ve ruh olarak biraz buyumesi icin bi kirk yil daha mi lazim? Ama bazilari icin birkac bin yil lazim. Merakli okuyucu ornek ister… buyrun, Stefo Benlisoy’un yeniyoldaki yazisinin kisa ozeti icin bkz benlisoy Azizim Benlisoy lutfen somut durumun soyut degil somut analizini yapiniz! Diger ornek usual suspect’ten, tkp’den geliyor, Aydemir Guler, son bir iki yazisinda devrimci sinizmin, kabiz bir diyalektik uslupla yazilmis parlak orneklerini veriyor. Bkz aydemir Benim azizim Guler’e nacizane tavsiyem devrimin guncelligi uzerine daha az, siyasetin guncelligi uzerine daha cok dusununuz! Bottom line: biraz rahatlayin kardesim! Duygularinizi/kalbinizi dinleyin, ki siyaset biraz duygu isidir!

Erdogan'in sayilari

anlatmaya calisirken halkina basarisini cari sayilari kullanan bir basbakan cok uyanik ya da bir sarlatan ps. Erdogan’in kendi iktidari doneminde milli gelirin 3 kat arttigini soylemesi uzerine yazilmistir. TUIK rakamlarinin da gosterdigi gibi milli gelir sabit fiyatlarla asagi yukari yuzde 20 artmistir.

elif shafak: too nice to be true

elif safakin romanciligi uzerine ahkam kesecek degilim , zira simdi ismini bile hatirlamadigim romanlarindan sadece birinin ilk 20 sayfasinin otesine gecememistim. ama bunun bi anlama geldigini ima edecek kadar kibirli degilim zira mesela cok utanarak soylemek istiyorum ki ben Onca Yoksulluk Varken’i de, Tutunamayanlari da, Huzur’u da bitirememis bi adamim. bazen boyle olur: olmayinca olmaz. boyle durumlarda sukun icinde gelecek maclara konsantre olmak gerekir. Neyse efendim, ancak dun Safak’in (Elif diyesim geldi , ama o samimiyete cesaret edemedim!) dun LSE’de konusmasina gittim, kendisini su dunya gozuyle gormus dinlemis bulundum. siyah giyinmisti, yasta gibiydi, guldugunde sanki biri ona gulsun diye iskence ediyomus gibi bir hali vardi. gulmek bir insana bu kadar mi yakismaz? Konusmanin Across the Borders gibi bir temasi vardi, o da kisaca yazarlik deneyiminden soz etti, sonra da sorulara cevaplar verdi. Basindan sonuna ev odevini iyi hazirlamis bir lise ogre...

Koestler ve Sevket Sureyya: "when one burns one's boats, what a very nice fire it makes"

Iki savas arasi donem nev-i sahsina munhasir bir donemdir. Bu donemde komunist hareketin icinde/ kiyisinda/kosesinde konumlanan aydin kusagi da donemin genel karakteristigine uygun olarak bunalimlidir, enteresandir. Sanirim ki Koestler, Aydemir gibi insanlari simdi geriye dogru bakip donek, hain diye yaftalayanlar hep olacak, ama surasi kesin ki bu tipleri anlamadan, 1917 ve biraz oncesinde dogan asagi yukari da 1989’da bittigi kesinlesen, programatik temelleri Komunist enternasyonalde atilan, bir radikal sosyalizm cesidini de anlamak mumkun olmayacak. Asil topugu meselesi… Her davanin inananlari, inanmayanlari ve inanip da sonra hayal kirikligina ugrayanlari sonra da abuk subuk isler yapanlari vardir. zannimca, hayat sadece muminler ve hainlerden ibaret olsaydi daha keyifli olmayacakti. Koestler ve Aydemir sukut-u hayale ugrayanlardir. Bu kimin sucudur? bence herkes biraz sucludur. Bir kere idealisttirler. Genctirler. E dogal olarak heyecanlidirlar… Yeni bi dunya kuru...

sirri sureyya vekil olur mu?

bir kus kulagima sirri sureyya’nin milletvekilligine aday olabilecegini fisildadi. Istanbul’dan sozgelimi gecen secimde sol camianin beceriksizlikle kacirdigi ikinci bolgeden bagimsiz aday olsa nasil olur? bence kiyak olur. bi de ne olur: birinci TIP”in meclis kursusunden “bu memleketin bu kadar metrekare topragi amerikan isgali altindadir” diyen aybar’indan, cetin altan’indan sonra nihayet o kursuden birileri dogru duzgun iki kelam ederler.