Ana içeriğe atla

Kayıtlar

can dündar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Mustafa üzerine

Yeni Film, Sayı 17’den: "Can Dündar Atatürk’ü kendi anladığı biçimiyle anlatmak istediğini söylüyor. Herkesin kendi Mustafa’sı var, bu da benimki; en başta çocuklarımızın, gençlerimizin Atatürk’ü bir mit olarak değil, insani yönleriyle de tanıması, ve hatta onunla arkadaş olması lazım, diyor. 12 Eylül bizi Atatürk’ten soğuttu, onu tekrar kazanmamız lazım, diyor. “Peki neden Mustafa” sorusuna ise, Küba’da "Fidel" diye bağıran, liderlerine kendi ismiyle bağıran kalabalıklardan esinlendiğini söylerek yanıt veriyor. Castro Fidel olabiliyor, ama Atatürk’ten Mustafa çıkar mı? Soru bu. Önce Can’ın Mustafa’sına bakalım (o hiç Dündar olmadı ki, hep Can’dı zaten!) . Konu Mustafa, yani “insan Atatürk” olunca, çocukluğundan başlamak elzem. Böylece yıllardır resmi tarihin sustuğu yerde, Can başlıyor Mustafa’yı anlatmaya. Çocukluğunun bilmediğimiz yönlerine bir yorum getiriyor. Zaten bildiğimiz kısmı tevatürden ibaret...

iki fotoğraf...

birincisi, çocukluğumuzun gür bıyıklı aslan sosyal-demokratlarından ercan karakaş’ın kös kös chp’ye dönmesi, her seçim sonrası, her chp mağlubiyetinde, kollarını sıvalı poz veren o eski shp’lilerin oynadığı farsın sonunu işaretliyordu. o da belli ki ümidini kesmiş, yaş kemale ermeden bi işin ucunu tutayım, dedi. diğeri, geçen gün tv’de gördüm, o anşı şanlı, son kırk yılın baba isimlerinden mümtaz soysal’ın şaşkın ve sesi titrek haliydi: askerler darbe yapmayı düşünebilir, ne var bunda, kötü birşey ama suç değil, diyordu. nerden nereye… yanında ise şimdinin liberal gevezelerinden, nihayet muktedirlerin gücünü arkasına almış biri bağıra çağıra konuşuyodu üstelik. eski mümtaz soysal olsa ona haddini bildirmez miydi? bi yalçın küçük kaldı bağıran çağıran. o da cenaze namazı kılınan kemalizmin tabutunu sırtında taşıyor gururla… küçük biraz zamanlama hatası yapmadı mı sizce de? bence herkes can dündar’ı can kulağıyla dinlemeli, ve mustafa’...