ey yolcu!!

ufak tefek şeyler
de olsa bu aşağıdakiler
bir güvercin yuvasına
bırakılmayı hakederler

29 Ocak 2013 Salı


Kılıçdaroğlu dün dedi ki:
Biz sosyal demokrat bir partiyiz. Biz aynı zamanda milliyetçiyiz, ülkemizi seviyoruz. Bizim milliyetçiliğimiz çoğulculuk anlayışını benimser. Devletin ırkı olmaz, devlet tüm etnik milletlere eşit mesafede durur. Milliyetçilik anlayışımız çağdaştır, tüm yurttaşları kucaklar. Anlayışımız, kimsenin ötekileştirilmediği bir anlayıştır. Bizim milliyetçiliğimiz kafatası milliyetçiliği değil. Biz bu ülkede kardeşçe yaşamak istiyoruz.
Şimdi öyle bir paragraf ki bu, söze sanki Fikri Sağlar başlamış da sonra lafı Tayyip’e devretmiş, sonra onunla Baykal  arasında bir diyalog yaşanmış, ki arada Bahçeli de girer gibi olmuş, en son cümleyi ise Hakkarili bir gerilla anası koymuş.

Şimdi ben bütün bunların bir bileşkesinden anlamlı bir cümle çıkmayacağını maalesef bilmeyen, bilse de anlamayan, anlasa da anlamamazlıktan gelen Kılıçdaroğlu’na şunları hatırlatmak isterim:
  • Herkes Demirel olamaz, Demirel olmak için eklektizmi kurnazlik ve imajinasyonla örtecek ama bunun ötesinde sonuçta açık ve net bir mesaj vermis olacaksınız. Sözgelimi, ‘bana milliyetçiler adam öldürtüyor dedirtemezsiniz’ sözü biraz eklektik bir sözdür, ama mesajı açıktır. Senin mesajın yok be adam!

  • Şimdi Türkiye denilen bu cehennemde siyasette bir kural vardır, o da şudur: Ne olursanız olun, sağcı, solcu, sosyalist, milliyetçi vd., ama neyi savunduğunuzu açık açık koyacaksınız, lafı dolandırmayacaksınız, başkalarına referans vermeyeceksiniz, hatta neyi savunuyorsanız, onun en önde gideni siz olacaksınız. Yani kısaca idarei maslahat yapmayacaksınız. Hele hele muhalefette iseniz, yani gözetmeniz gereken çok denge yoksa, hiç buna kalkışmayacaksınız. Şimdi Kılıçdaroğlu buna kalkışmakla kalmayıp, idarei maslahatı alışkanlık haline getirdi. Aptallığı şurda bunun görülmeyeceğini sanıyor!

  • Oysa sahi biz bu adamı neden sevmiştik? Marx’a dahi ‘Kılıçdaroğlu iyi de CHP kötü dedirten’ neydi sahi? Hatırlamanın zamanıdır: Rakiplerinin yüzüne çarptığı o belgeler değil miydi, adamların yolsuzluk yaptığını, açık ve net argümanlarla anlatması değil miydi? O gitti, yerine chp’nin fuzuli dengelerini korumaya çalışan bir kasaba politikacısı geldi. Hayırlı olsun!

  • Şaşkınlığının vardığı nokta şu: Sürekli yurtseverlikten baseden bu adam arada kendini yukarıdaki gibi milliyetçi de ilan ediverdi. Oysa ki, daha geçen gün Türkmen oldugu iddiasına bizzat amcasının kızı Kürt-Alevi olduklarını söyleyerek yanıt vermişti. Ya allahaşkına amcasının kızı tarafından düzeltilen siyasi lider mi olur? 

  • Netice: Bu ‘yeni chp’ olayı burda yatar. Net.

Hiç yorum yok: